savcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
savcı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2012 Pazar

TÜRKİYELİ HUKUKÇULAR ÖZGÜRLÜK VE ADALET İÇİN 5 MAYIS İZMİR MİTİNGİNDE BULUŞUYOR

 

 

 

baro_izmir_mitingi

Miting -- 5 MAYIS 2012 İZMİR

Olağanüstü Yargılama Usullerine Hayır, Özel Görevli Mahkemeler Kaldırılsın! Mitingi 5 Mayıs 2012 günü İzmir Gündoğdu Meydanı'nda yapılacaktır.
TÜRKİYELİ HUKUKÇULAR ÖZGÜRLÜK VE ADALET İÇİN 5 MAYIS İZMİR MİTİNGİNDE BULUŞUYOR
          
Bilindiği gibi 17 Nisan 2011 tarihinde İzmir'de toplanan TBB ve 57 Baro Başkanımız kamuoyuna bir deklarasyon açıklamış ve bu deklarasyonda özetle;
"Demokratik düzenlerin normal zamanlarının normal mahkemeleri olmayan",  özel soruşturma ve yargılama usulleriyle savunma hakkının kısıtlanması niteliğindeki gizlilik kararlarıyla mahkemeden daha çok devletin ideolojik aygıtı gibi çalışan bu mahkemelerin ve yine bu mahkemeler için öngörülen özel usul hükümlerinin bir an önce kaldırılması gerekir.
Bunun yanı sıra, tüm yargılamalarda da sorun olarak karşımıza çıkan, adil yargılanma hakkına müdahale niteliğindeki karar ve uygulamalara derhal son verilmelidir."  talep ve çağrısında bulunmuştur.
Yine aynı deklarasyonun son bölümünde; "Biz, TBB ve aşağıda imzası bulunan Barolar olarak; bu sürecin takipçisi olacağımızı, savunmadan kaynaklanan meşru ve demokratik gücümüzü gerektiğinde kullanacağımız..." iradesi ve kararlılığı açıkça ortaya konulmuştur.
Aradan geçen 1 yıllık süre içerisinde CMK 250 Md ile görevli savcılık ve mahkeme uygulamaları son bulmak bir yana giderek yoğunlaşmış,  her türlü muhalefet baskı, sindirme, gözaltı ve tutuklama uygulamaları ile adeta tahakküm altına alınmıştır.
Askeri darbe, sıkıyönetim ve olağanüstü hal dönemlerini aratmayan ve hatta bazı yanlarıyla bu dönemlerde dahi rastlanmayan uygulamalar, yazılı eleştiri ile tepki açıklaması ile karşılanır olmaktan çıkmıştır.
Bu nedenle Baro Başkanlarımız ile çeşitli platformlarda yaptığımız görüşme ve toplantılarda görüş birliğine vardığımız üzere ve 17 Nisan 2011 İzmir Deklarasyonu'nda belirttiğimiz gibi bu sürecin ve irademizin takipçisi olduğumuzun gösterilmesi amacıyla İzmir Barosu Başkanlığı olarak; 
CMK 250 ve 251. maddelerin kaldırılması Özel Soruşturma ve Yargılama Usullerine son verilmesi istemiyle Barolar ve hukukçu örgütlerinin cübbeleri ile katılacağı yürüyüş ve miting yapılmasına karar verilmiştir.
05 Mayıs 2012 tarihinde saat 11:30 da Cumhuriyet Meydanı'nda toplanılarak, Gündoğdu Meydanı'na yapılacak cübbeli yürüyüş ve mitinge  katılımınız bizleri onurlandıracaktır.
 

11 Ocak 2012 Çarşamba

YARGIÇLAR DA YARGILANIR

 

 

nuremberg_trials 

Stanley Kramer’in filmidir. Nurenberg Duruşması. 1961 yılında yapılmış. 2. Dünya Savaşı bitmiştir. Hitler döneminin suçluları yargılanmaktadır. Dönemin Adalet Bakanı ve dört yargıç, verdikleri kararlar nedeniyle yargılanmaktadır. Mahkeme heyeti, üç Amerikalı yargıçtan oluşur. Başkan rolünde Spencer Tracy var. III. Reich’ın Adalet Bakanı Burt Lancaster. Mahkemenin askeri savcısı Richard Widmark. Sanık avukatı Maximillian Schell. Dava; Nazi döneminin siyasal iktidarını arkasına alan yargıçların adaletsiz kararlarla haksızlık yaptıklarının yargılanmasıdır. Yargıçlar, kendilerini yasalara uymak zorunda olduklarını, ülke sevgileri nedeniyle bu kararları verdiklerini söyleyerek savunurlar. Avukat, coşkulu savunmasında Hitler döneminin bütün ülkelerin katıldığı bir suç olduğunu,bu durumun Alman halkını suçlayarak düzelmeyeceğini belirtir. Uydurma suçlamalarla insanlar idam edilmiş, zihinsel özürlü kabul edilenler kısırlaştırılmış, Yahudiler toplama kamplarında en ağır koşullara mahkum edilmiş, gaz odalarında öldürülmüştür. Yargıçlar,kendi kararlarını yasalara uygun verdiklerini, öteki yapılanlardan haberleri olmadıklarını söyleyerek kendilerini savunurlar. İçlerinde Adalet Bakanlığı yapmış olan Ernst Janning (Burt Lancaster), fanatik avukatın bir sanığı ezişine dayanamayarak ayağa kalkar: “Yapılanlardan hepimiz sorumluyuz” der. “Yanımızdaki komşumuz alınıp götürülürken biz neredeydik? Bütün haksızlıklar bağıra bağıra açıklanırken biz neredeydik? Yanıbaşımızda zulüm yapılırken biz neredeydik? Sorumluyuz,bu açık” der. Bu arada mahkemeye Amerikan siyasilerinden baskı yapılır. Almanların kazanılması gerektiği,komünist Sovyetlere karşı Almanya’nın bir güç olacağı,bu nedenle beraat ya da hafif cezalar verilmesi mahkeme başkanına telkin edilir. Kararda,hepsine “ömür boyu hapis cezası” verilir. Başkan kendi adalet vicdanına uygun hareket etmiştir. Hapisteki eski Adalet Bakanı’nın mahkeme Başkanı’na, “olup bitenlerden haberinin olmadığına inanmasını” isteyen sözlerine Başkan şu yanıtı verir: “İlk verdiğiniz kararda idam edilen kişinin suçsuz olduğunu biliyordunuz değil mi?”.

İlk adaletsiz karardan sonrasına bakmaya bile gerek yoktur. Yargıçlar, arkalarında siyasal güç olduğu zaman bunun hiç değişmeyeceğini sanırlar. Savcılar, hep siyasal gücün kendilerinin de gücü olduğunu sanırlar.

Sanık kürsüsünden savcıya ve yargıçlara baktığım zaman bunu çıplak olarak görürdüm. 12 eylül döneminin Askeri Mahkemesi’nde Barış Derneği davasının tutuklu sanıklarıydık. Kararı önceden verilmiş bir davada yargılandığımızı biliyordum. Yargılama süreci bir usulün yerine getirilmesiydi. O koşulların adaletine hiç güvenmedim. İstenen cezayı tutukluluk olarak çektireceklerinden emindim. Arkadaşlarıma da bu kanımı söylemiştim. Dediğim gibi oldu. İddianamede istenen ceza sonuna kadar tutuklu olarak çektirildi. Tutuklu olarak. Sonuna kadar. Hapiste koğuşa gelen yargıç adaylarına şunu söylemiştim: “Yargıçlık stajına mutlaka üç ay hapiste olağan koşullarda yatarak eğitim görme şartı konmalıdır. Hekimlere de stajlarında üç ay hastanede hasta gibi yatma şartı konmalıdır. Hapiste yatmanın ne olduğunu öğrenmek eğitimin çok önemli bir parçasıdır.” Savcı tahliye istemlerinin reddini talep eder. Yargıçlar tutukluluğun devamına karar verirler. Sonra savcı ile yargıçlar resmi araç ile evlerine giderler. Tutuklu sanıklar koğuşlarına, hücrelerine dönerler. Yargılama devam etmektedir. Adalete güvenmek gerekir. Adalet er ya da geç yerine getirilecektir. Nürnberg Duruşmaları sonuna gelmişti. Amerikalı yargıç valizlerini topladı. Spencer Tracy, bu büyük aktör, düşünceli duruşunu sürdürerek evine dönmeye hazırlanıyordu. Bu filmde gördüğü gerçekler bu büyük aktörü nasıl etkilemişti? Bunu bilemiyoruz. Benim gözlerim neden yaşarmıştı? Ben biliyorum. Siz de biliyorsunuz…

Prof.Erdal ATABEK

9 Ekim 2011

ihtiyarus TV

Videolarım

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Best Hostgator Coupon Code